ERMENİ SORUNU GERÇEĞİ |
|
Ermeni meselesi denilen ve Ermeni
milletinin gerçek çıkarlarından ziyade dünya kapitalistlerinin
ekonomik
çıkarlarına göre halledilmek istenen mesele, |
Her yıl 24 Nisan yaklaştıkça ABD-Türkiye ilişkileri sözde Ermeni Soykırımı
iddiaları yüzünden gerilir. Yıllardır devam eden bu komedinin iki tarafa da
bir yararının olmadığı bilinmesine rağmen bu oyun Ermeni Diasporasının
baskıları yüzünden yeniden sahneye koyulur.
Bu defa da ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde oylanan Ermeni
iddialarının kabulünü içeren tasarı, 22 Hayır oyuna karşın 23 Evet oyu ile
kabul edilmiştir. Türkiye,
Ermeni yalanlarını içeren tasarının kabul edilmesini üzüntüyle karşıladığını
ifade etmiş ve ''Türk ulusunu işlemediği bir suçla
itham eden bu tasarıyı kınıyoruz'' denilmiştir. Büyükelçimiz Namık
Tan Ankara’ya çağrılmış. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun çok sert tepkisine
Başbakan Erdoğan son noktayı koymuş ve “konu
bizim isteklerimiz yönünde çözülene
kadar büyükelçimizi geri göndermeyeceğimiz”
açıkça bildirilmiştir.
Bu yılki tasarı şimdiye kadar olanlardan daha kapsamlıydı ve sadece 1915
yılındaki faaliyetler değil, 1923’e kadar olan olayları da içeriyordu. Yani
suçlu sadece Osmanlılar değildi. Şimdi Milli Mücadele dönemi de işin içine
dahil edilerek T.C Devleti de
doğrudan doğruya hedef haline getiriliyordu. Yani
ABD,
kabul ettiği bu tasarıyla bizzat
Türk kurtuluş savaşı’nı hedef almıştır ve doğrudan Atatürk’ü soykırımcı ilan
etmiştir.
Tasarıda yer alan,
“Temsilciler
Meclisi şu bulgulara ulaşmıştır. Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu
tarafından tasarlanmış ve 1915’ten 1923’e kadar uygulanmıştır”
ibareleri ile ABD Lozan’ı tanımamanın yanında şanlı kurtuluş savaşımızı da “soykırım”
üzerine inşa edilmiş olarak ilan etmeye cüret etmiştir.
Bu yapılanlar basit
bir siyaset oyunu değildir. Çok iyi planlanarak sahneye konulan bir seri
oyunun yansımalarıdır. İki milyonluk bir Ermeni toplumuna yaranmak adına 300
milyonluk Türk camiasının merkezindeki Türkiye’ye çok ağır bir hakarettir.
Bu, Türkiyeyi tanımamaktır ve Türkiyenin gücünü bilmemektir.
Kanaatimce bu anlamsız komediye dur demenin zamanı gelmiştir. Türkiye’nin birilerinin güdümünde olmadığı ve her istenileni yapacak zafiyette bir sömürge bir devleti sayılamayacağı hususu anlamayanlara anlayacakları dilde anlatılmalıdır.
ABD
ve AB’nin Atatürk’ün fotoğraflarını, heykellerini neden tartışmaya açtıkları
hususu şimdi daha da belirginlemiştir. Ermenilere karşı en şiddetli tepkiyi
gösteren Talat Paşa Komitesi yöneticilerinin Ergenekon suçlusu olarak neden
Silivri’de oldukları da yavaş yavaş aydınlanmaktadır.
Haritada Türkiye’nin yerini dahi gösteremeyecek kadar konular hakkında
bilgisi olmayan üyelerin kabul ettiği tasarının 2nci Bölüm 1nci maddesi şu
şekildedir;
“Temsilciler
Meclisi şu bulgulara ulaşmıştır: (1) Ermeni Soykırımı, Osmanlı İmparatorluğu
tarafından tasarlanmış ve 1915’ten 1923’e kadar uygulanmıştır.
Yaklaşık 2 milyon Ermeni’den 1.5 milyon erkek, kadın ve çocuk öldürülmüş,
hayatta kalan 500 bin kişi evlerinden sürülmüş ve bu durum,
Ermenilerin tarihi vatanlarındaki 2 bin 500 yıllık varlıklarının ortadan
kalkmasıyla sonuçlanmıştır.”
Bu
bilgiler külliyen yalan olmasına rağmen bu kişiler bu bilgileri Oskar ödüllü
yazarımız Orhan Pamuk’un da doğruladığını söyleyerek kendilerinin
haklılığını ortaya koymaktadırlar. Bu da işin bir diğer üzücü boyutudur.
Peki bütün bunlar ne anlama geliyor? Şimdi bu kararla ABD “sözde Ermeni
soykırımı"nı tanımış mı oldu? Bunun hesabını bizden mi soracaklar?
Bu soruların cevabı kesinlikle hayır olacaktır.
Türkiye kendi tezleri
doğrultusunda dik durduğu, bu ve benzeri safsatalara kulak vermediği
takdirde onlar kendileri çalar, kendileri oynarlar. Kaybeden asla Türkiye
değildir. Bu çeşit basit iç politikalara yönelik ayak oyunlarını dış
politikalarına alet edenler daima kaybedeceklerdir.
Burada kaybedenler dünyada hakim güç
olabilmek için her zaman Türkiye’nin dostluğu ve müttefikliğine muhtaç olan
küresel güçler olacaktır.
Obama ve ekibinin böylesi bir tasarının Türkiye ve Ermenistan arasında
protokollerle başlayan sürece ağır darbe vuracağının bilincinde olması
gerekirdi. Ayrıca ABD'nin Türk
askerinin de içinde bulunduğu Afganistan'daki ortak mücadelesi devam
etmektedir. Kısa süre sonra Irak'tan çekilme faaliyetini başlatacak olan ABD
yönetiminin bu konuda Türkiye’nin kilit rol oynayabileceğini de bilmesi
gerekmektedir.
Tasarının bu şekilde geçmesi
Ermenistan’ı çok memnun etmiştir. Oysa
Türkiye, yıllardan beri
dünya kamuoyunda Türkiye aleyhine yürüttüğü karalama kampanyalarına rağmen
1991 yılında Ermenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkelerden
birisi olmuştur.
Türkiye her zaman bağımsız Ermenistan ile ekonomik ve siyasi ilişkilerin
geliştirilmesi düşüncesiyle hareket etmiştir. Hatta Karadeniz'e kıyısı
olmamasına rağmen 1993 yılında Ermenistan’ın Karadeniz Ekonomik İşbirliği
Örgütüne kurucu üye olarak davet edilmesini sağlamıştır.
Bilindiği gibi Ermenistan’ın hedefi,
bizim toprak bütünlüğümüze yöneliktir ve bizi parçalamayı öngörmektedir. Bu
strateji, Ermenistan’ın temel ülküsüdür. Bu hususa “Bağımsızlık
Bildirgesi”, “Bağımsızlık Kararı” ve 1995 yılında kabul edilen “Ermenistan
Anayasası”nda açıkça yer verilmiştir.
Bu belgelerde de açıkça ifade edildiği gibi olmayan bir soykırımın
kabul ettirilmesi ve Batı Ermenistan olarak nitelendirilen Türkiye’nin
doğusundan toprak talebi resmen dünya kamuoyuna açıklanmıştır.
Bugün Kafkasya'da istikrar sağlama amaçlı olarak gerçekleştirilmeye
çalışılan Ermenistan-Türkiye ilişkilerinin normalleştirilmesi sürecinde ABD
ve AB tarafından sadece Türkiye'ye yönelik baskı uygulanmakta,
Ermenistan'dan ilişkileri geliştirici herhangi bir adım atması
istenmemektedir.
Her platformda Türkiye'ye sürekli sorun çıkartan bir Ermenistan ile karşı
karşıya bulunmaktayız. Ermenistan ve
Ermeni lobisi, varsaydıkları Ermeni sorununu AB ve ABD'yi yanına alarak
Türkiye-AB, Türkiye-ABD meselesi şekline taşımıştır. Oysa Ermeni yönetiminin
Türkiye ile ilişkilerinde bizzat kendisinin radikal kararlar alması
gerekmektedir.
Ermenistan’ın nefes borusu, denizlere ve batıya açılan kapısı olan
Türkiye'yi iyi değerlendirmesi gerekmektedir. Her açıdan tam bir çıkmazın
içerisinde olduğu bilinen Ermenistan, Türkiye yakınlaşmasından ciddi
kazançlar elde edecektir. Oysa küresel güçlerin oyuncağı olmaktan
kurtulamayan Ermenistan yönetimi gerçeklerin tamamen zıddı olan Türkiye
karşıtı politika uygulamaya devam etmektedir. Bunun sonucunda kaybedecek
olan yeteneksiz yöneticilerinin beceriksiz politikaları yüzünden Ermenistan
halkı olacaktır.
Türkler, tarihin hiç bir döneminde asla soykırım anlamında tanımlanabilecek
bir davranışı olmamıştır.
Türkler, soykırım yapmakla suçlanabilecek en son ülkedir.
Son yedi yıldır Irak topraklarında dünyanın gözleri önünde 1.5 milyon
Irak’lıyı soykırıma tabi tutan ABD’nin bizden hesap sormaya hiç hakkı yoktur.
Onların bugün darmadağın ettiği Irak topraklarında yaşayan halkı atalarımız
400 sene huzur ve güvenin hakim olduğu bir kültür merkezi olarak yönetmişti.
Gerçek şudur; 24 milyon Km.kareye
varan topraklarında bugün 50 ayrı egemen bayrağın dalgalandığı Osmanlı
bünyesindeki milletler 600 sene
huzur ve güven içinde birlikte yaşamışlardır. Bu milletler kültürlerini de
aynen muhafaza etmişlerdir.
1915’de Osmanlı coğrafyasında olduğu iddia edilen soykırım olaylarından
bugün sadece 1923 yılında kurulan Türkiye’nin suçlanmaya çalışılması ise
abesle iştigaldir. Eğer iddia edilen bir suç varsa, suçlu Osmanlı’dır. Ve
o’da bu suçlarının cezasını parçalanıp yıkılarak zaten vermiştir. Herşeye
rağmen eğer hâlâ bir suçlu aranıyorsa bugün Osmanlı toprakları üzerindeki
egemen devletlerin herbiri en az Türkiye kadar suçludur. Hesap sorulacaksa
herbirinden ayrı ayrı ve eşit olarak sorulmalıdır.
Sonuç olarak; Türkiyenin Ermenistan sorunu yoktur. Ama Ermenistan’ın acil
çözüm bekleyen bir Türkiye sorunu vardır..
Ermenistan bu sorununu aracı kullanmadan kendisi çözmek zorundadır.
-----------------------------------------------------------------------------------------
TAHİR TAMER KUMKALE tamer@kumkale.netDR. TAHİR TAMER KUMKALE'NİN YAZILARINA ULAŞABİLECEĞİNİZ LİNKLER:
İYİ İNSANLARA BİLDİRİYORUM.
http://www.kumkale.net
ULUSALSES GAZETESİ
............... http://www.ulusalses.net
HÜRYILDIZ GAZETESİ
................ http://www.huryildiz.com
BİZİM ANADOLU GAZETESİ........
http://www.bizimanadolu.com.tr
TURAN STRATEJİK ARŞ.MRK...... http://www.turansam.org
HABER AKADEMİ GAZETESİ ...... http://www.haberakademi.net
TÜRKİYE GAZETELERİ ............... http://www.turkgazeteleri.com
İKİNCİ VATAN............................. http://www.ikincivatan.eu