Tarih
18 Ocak 2010 Pazartesi..
Bu
günü Türk tarihi için kaybedilmiş kara günlerden biri olarak
değerlendiriyorum.
Çünkü bugün Mehmet Ali Ağca adındaki katil 30 yıllık cezasını çektiği
hapishaneden çıkarak adeta milli kahraman ve zafer kazanmış bir komutan
tavırlarıyla karşılanmıştır. Attığı her adım, söylediği her söz birebir
halkımızla paylaşılmıştır. Ve bütün bunlar adeta demokrasinin zaferi gibi
sunulmaya çalışılmıştır.
Milletimiz bu görüntüleri asla haketmiyor..
Milletimize bu tabloyu gösterenleri bilelim ki tarih affetmeyecektir.
Güne başlayanlara günlük gazete manşetlerini ve önemli olaylarını anlatmak
için birbiri ile yarışan medyanın başarılı sunucuları günün en önemli
gelişmesi olarak Mehmet Ali Ağca’nın bugün hapisten çıkacağını
müjdelemişlerdir.
Günlerce önceden başlayan katil Mehmet Ali Ağca haberleri gün boyu ana haber
olarak sunulmuştur. Gazetelerin manşetleri ile birlikte haber kanallarının
sunucuları da Ağca’nın günlük macerasını büyük bir habercilik başarısı
edalarıyla adım adım kamuoyuna yansıtmışlardır.
Mehmet Ali Ağca’yı bizim nesillerimiz iyi tanır. Kimdir Mehmet Ali Ağca.?
Bundan 30 yıl önce Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi’yi
arabasının içinde vurarak öldüren ve tutuklu bulunduğu Kartal-Maltepe Askeri
Cezaevinden kaçırılan bir cani. Daha
sonra Vatikan’da yapılan bir ayin esnasında Papa’yı tabanca ile öldürmek
isterken yakalanarak hayatının son otuz yılını tek başına hapishanede
geçiren bir katil..
Peki nasıl oluyorda böyle bir kanundışı kişi Türkiye ve dünyada günün olayı
olabiliyor.?
Şimdi biz bir katilden milli bir kahraman mı yaratmak istiyoruz?
Görevi güncel olayları insanlara duyurmaktan ibaret olan basın yayın
organları hangi akla ve neye hizmet ederek bütün bir günü Ağca haberleri ile
geçiriyorlar?
Ağca’yı tanımayan genç nesiller bu işi nasıl algılıyorlar.? Doğrusu merak
ediyorum.
Türk milleti gerçek bir akıl tutulması geçiriyor.
Daha dün 35.000 insanımızın canına kıymış PKK terör örgütü militanlarını
Habur’da davul-zurna ile
karşılayarak bunu demokrasinin zaferi olarak ilan edenler Ağca’nın
karşılanmasını da ayni görkemli törenlerle yapanlar millete neyi ispat etmek
istiyorlar?
Aklımızı başımıza devşirelim..
Kendisini “Mesih” ilan eden ve uzman doktorların anti-sosyal kişilik
bozukluğu raporu verdiği bir kişiyi ABD Devlet Başkanı
Barack Obama'nın da misafir edildiği Shareton Otelinin 450 dolarlık kıral
dairesinde misafir etmekle acaba gençlerimize ne mesajı verilmek isteniyor?
İtiraf etmeliyim ki dünkü AĞCA olayı ve halkımıza takdim ediliş şekli beni
ürküttü. Daha önce sanal kahraman Polat Alemdar’ı kendisine örnek alan yeni
yetişen gençlerimize şimdi hakiki kahraman Mehmet Ali Ağca’yı örnek olarak
gösterdiler.
Bunun gidişin sonunun iyi olmayacağını yöneticilerimiz göremiyor mu?
Nerede basın kuruluşları ve nerede RTÜK?
Günah değilmi genç nesillerimize. Ağca gibi geçmişi olan bir kişinin genç
nesillere rol-model olarak sunulmasının mantıklı bir izahı olabilir mi?
Rating elde etme kaygısının dünkü görüntülere katkısı oduğunu da
düşünmüyorum. Bu görüntülerin, yani bir katilden milli bir kahraman yaratma
çabalarının bizim dışımızda planlanıp yürürlüğe sokulan psikolojik harp
saldırısı olduğunu değerlendiriyorum.
Sonuç olarak;
Ağca’nın kahramanlaştırma çabaları sağduyu sahibi insanlarımızı derinden
yaralamış ve gururlarını incitmiştir. Bu görüntülerin milletimize ve
insanlığa hiç bir yararı yoktur.
Türkiyenin gerçek gündeminde Mehmet Ali Ağca’ların asla yeri olmamalıdır.
Gerek devlet ve gerekse basın yayın organlarının her kademedeki
yetkililerini göreve davet ediyorum. Lütfen milletimizin daha fazla
üzülmesine ve incinmesine imkan tanımayın. Yetkiniz vardır. Kullanın ve
durdurun bu maskaralığı.